Türkiyede Efes'ten sonra gördüğüm en güzel antik kent olan Afrodisias'ta geçilen güzel bir günün sonunda, yine kentin içindeki müzede rastladım bu güzele.
Duruşundaki zariflik, dökülen parçalarına rağmen yüzündeki güzellik beni çok etkiledi. Belki de hayal gücümün etkisi ile gözlerindeki nemi ve yüzüne dökülen gözyaşlarını gördüm.
Afrodisias İlkçağ'da heykel konusunda çok ustalaymış, gördüğünüz heykellerdeki ifadeleler ve de özellikle çeşitlilik insanı şaşırtacak düzeyde. Müzeyi ve kenti gezerken bize gönüllü rehberlik yapan calışanlar da şehirden büyülenmişler. Bir bekçinin aralıksız 5 dakika bir heykeldeki güzelliği anlattığını düşünün :)
Yanlış hatırlamıyorsam 70'lerin başında burayı görür görmez aşık olmuş arkeolog Kenan Erim de tüm ömrünü buraya adamış. Mezarını, heybetli Afrodit Tapınağının yanında ziyaret edebilirsiniz. Afrodisisas ile ilgili beni etkileyen şeylerden biri de daha önceden burada olan Geyre Köyünün keşiften sonra taşınması. O zamana kadar burada yaşayanlar çok şanslı olmalı :)
Diğer resimler için TIKLAYIN...
Merhaba, Deniz. Ben aslında sana ulaşmaya çalışıyorum...
Posted by: Çağrı ASAN | April 06, 2006 at 01:08 PM