Nasil anlatsam bilemiyorum burayi. Yoldan baslamak en iyisi. Madrid'den Granada'ya giden yolda Ispanyanin çollerinde bir sure dolastiktan sonra daglari asmaya basladik. Daglari asarken daha hissetmeye baslamistim birseyler. Sanki daha onceden gittigim bir yere varmak uzereydim. Taniyorum bu yollari diyordum kendime. Daha sonra Zeytin tarlalarina geldik. Abartmiyorum binlerce zeytin agaci birbirlerine paralel bir sekilde dizilmislerdi. Bir tarladan farki yoktu. Daha sonra Granada'ya ulastik.
Sehir meydaninda indigimde buranin da bir guzel sirin bir Ispanyol sehri oldugunu dusunuyordum.(tabii ki cok sicak, ama eminim Temmuzla karsilastirilamaz :) ) Daha sonra kalacagim hosteli aramaya basladim. Elimde harita sokakalarda yururken bisiler degismeye basladi. Sen Sebastian, Barcelona veya Madrid'te Ispanyolca pop muzik bile duyamazken, onunden gectigim evlerin icinde flemenko duydum. Sokakta yanimdan gecen adam flemenko mirildaniyordu.
Hostele vardigimda hersey daha da ilginclesti. Burasi eski, ama restore edilmis bir Fas evi. Esyalarimi birakip Albaycin bolgesinde dolastim. Tepelere kadar tirmanan dar sokaklarda kaybolmaya calistim. En sonunda tepeye ulastigimda karsilastigim manzara gercekten etkileyiciydi. Alhamra sarayi onumde uzaniyordu. Fonda yine flemenko, sagda solda dans eden insanlar, gercekten etkileyiciydi. Biraz daha ilerledigimde ise Guzel bahceli bembeyaz Arap evlerini gordum. Burasi gercekten buyuleyici, sadece Avrupalilar icin degil, benim icin de oyleydi. Cunku tanidik ayrintilar kendimi sanirsam biraz evde hissetmeme neden oldu. :)
Sonra o muzik, ah evet oldukca tanidikti, koseyi dondugumde kucuk bir kafe ile karsi karsiya geldim. Sufi diyebilecegim tarzda bir muzik, Arap muzigi herhalde diye dusunurken farkettim ki calan Turk muzigi. Hemen iceri daldim. Kafenin sahibi kadinla tatli bir sohbete basladik. Granadali Muslaman bir kadin, Suriyeli bir cocuk ve bir turk bir masanin cevresine oturmus, aslinda hic de ilgisi olmayan bir dilde Ingilizce ile anlasmaya calsiyorduk. Bizdeki lohusa serbetine benzer bir serbet ikram ettiler. Kadin Turkiyenin medeniyetin besigi(ya da o anlama geldigini tahmin ettigim bir seyler) oldugunu soyledi. :) Caminin yerini tarif ettiler, orda sik sik Mevlevileri izlemeye gittiklerini soylediler.(Aslinda Sufi dedi ama, mevlevi terimi daha dogru sanirsam) Daha sonra beni yalniz birakip islerinin basina donduler. Ve daha sonra tanidik bir melodi daha duydum. Sezen Aksu'nun Belalim
sarkisini biraz Arabik ve biraz da Endulus tarzda dinledim. Gozlerim doldu, daha fazla duramadim, hesabi odeyip ciktim. Ilginc bir deneyimdi. Yabanci ulkelerde yasayan insanlari simdi daha iyi anliyorum. :)
Endulus usulu gazpachos(soguk corba :) ) denedim.
Ikinci gun alhamra sayarini gezdim, anlatmak zor cor, bir an dusundugunuzden cok daha basit ve corak oldugunu dusunuyorsunuz, sonra bir bakiyorsunuz inanilmaz bir yere denk gelmissiniz. Gercekten cok etkileyici idi. Ispanyollarin burda yaptigi inanilmaz seylerden sonra, Alhamrayi sunus tarzlari da hostu bence.
Sehir merkezinde Reconquest(Katoliklerin Andalucia'yi tekrar ele gecirmelrine verdikleri ad) sonrasi kesinlikle Katolik ustunlugunu hissettirmek icin insa edilmis inanilmaz kethedrali gezdim.
Gunu New York'ta yasaytan Kanadali bir kizla gecirdik. Amerika, Kanada ve Turkiye hakkinda konustuk. Beraber chocolate con churroz yedik.(Sayat'a selamlar.) Aksam da biraz lukse kacip guzel restorana gittik :)
Yarin gece son gecem ve daglarda cingelerin yasadigi magaralarda Flemenko izlemeye gidecegiz. :) Dag, cingene ve magara kelimelri biraz korkutucu geliyor. Ama burasi icin oldukca turistik bir aktivite :)
Bu arada planlar degisti. Andalucia'yi cok sevdim, o yuzden Portekize gitmiyorum. Seville'de 2 gun gecirdikten sonra Toledo'ya gidicem. Sonra Madrid ve eve donus :)
Bu maceranin bitmek uzere olduguna pek inanasim gelmiyor. Bir an cok yoruldugunuzu hissediyorsunuz, ama iyi bir uykudan sonra, sanki herseye daha yeni baslamissiniz gibi geliyor :) Bu ise bayagi alistim sanirsam.
Iyi geceler. Bu hostelde Internet bedava, o yuzden bayagi yazdim sanirsam :) Yarin flemenkodan sonra yazmaya calisicam.